"

ya biz, binde bir karşımıza çıkan dostluk,
arkadaşlık, sevgililik fırsatlarını ne yapıyoruz?
akşamüstünün bir saatinde,
yorgun gövdemizi yaslayıp mırıl mırıl konuşabileceğimiz,
omzumuza dolanan bir kolun,
başımızı yaslayabileceğimiz bir omzun,
belimizi kavrayan bir elin,
uzun yollara dayanıklı aşkların sahibi karşımıza çıktığında
tanıyabiliyor muyuz onu, değerini biliyor,
biricikliğini, benzersizliğini anlayabiliyor muyuz?

yoksa hayatı sonsuz, fırsatları sayısız sanıp
kendimizi hep ilerde
birgün karşılacağımızı sandığımız bir başkasına
bir yenisine ertelerken
hayat yanımızdan geçip gidiyor mu?

karşımıza erken çıkmış insanları yolumuzun dışına
sürerken bir gün
geri dönüp onu deliler gibi arayacağımızı hiç hesaba katıyor muyuz?
hayat her zaman cömert davranmaz bize,
tersine çoğu kez zalimdir.
her zaman aynı fırsatları sunmaz,
toyluk zamanlarını ödetir.
hoyratça kullandığımız arkadaşlıkların,
eskitmeden yıprattığımız dostlukların,
savurganca harcadığımız aşkların hazin hatırasıyla
yapayalnız kalırız bir gün

bir akşamüstü yanımızda kimse olmaz,
ya da olanlar olması gerekenler değildir.
yıldızların bizim için parladığını göremeyen gözlerimiz,
gün gelir hayatımızdan kayan yıldızların gömüldüğü maziye kilitlenir…

kedilerin özel bir anını yakalamak gibidir kendi hayatımızdaki
olağanüstü anıları ve olağanüstü kişileri yakalamak.
bazılarının gelecekte sandıkları ‘bir gün’ geçmişte kalmıştır oysa;
hani şu karşıdan karşıya geçerken trafik ışıklarında rastladığımız ,
omzumuzun üzerinden şöyle bir baktığınız sonra da boş verip
‘nasıl olsa ileride bir gün tekrar karşıma çıkar’
dediğinizdir.

oysa tam da o gün bu zalim şehri terk etmiştir o;

boş yere bu sokaklarda aranırsınız…

"

Murathan Mungan

0 yorum, Mayıs 23, 2012

Gülüşün sahte mi? yoksa candan mı? Bağlarbaşı’ndaki tozlu yoldan mı?
 

0 yorum, Mayıs 18, 2012

Çoğu insanın dünyası dar, kafası dar! Belli kitapları okuyorlar, belli yerlere gidiyorlar, aynı insanlarla görüşüyorlar, aynı şeyleri yiyor, aynı partiye oy veriyor, aynı şeylerden bahsediyor, aynı taksitleri ödüyorlar, hayalleri aynı, sevdiği şeyler aynı, izledikleri diziler aynı… Bu insanların “bazıları” da derinlerde bir yerde ”aslında hayat denen şeyin bu olmadığını” biliyorlar.. ama elden ne gelir? karşı koyamıyorlar. Sistemin onlara dayattığı “şeyleri” yapmaktan zevk alıyormuşçasına yaşamaya devam ediyorlar.. hem sosyal, hem politik olarak hiç bir şeyi muhakeme etmeyen/edemeyen dev bir insan yığını ile karşı karşıya olmak nedir bilemezsiniz.. çünkü muhtemelen siz de onlardan birisiniz..

1 yorum, Mayıs 11, 2012

şu ikisinin arasında olmak isterdim:)

şu ikisinin arasında olmak isterdim:)

0 yorum, Mayıs 2, 2012

1965 Nisan’ı - İstanbul.

*Charles W. Cushman arşivinden.. 

1 yorum, Nisan 27, 2012

bir bölüm..

Bir uykuda gezer gibi; yarı hülyalı, üşümüş ve sıkıntılı haliyle banyoya doğru yürüyordu. Musluğu açtı ve yüzünü yıkadı, şebeke borularında bütün gece akmadan bekleyen ve daha da soğuyan su onu hemen kendine getirmişti. Şofbeni ve ardından salondaki sobayı yaktı, ocağa çay için su koydu, motorunun tek düze hırıltısı sabah sessizliğini daha da derinleştiren buzdolabını açtı,

Devamını Oku

0 yorum, Nisan 24, 2012

[Flash 9 is required to listen to audio.]

Arid - Me and My Melody

(Kaynak: odediginfilmlerdeolur)

Reblogged from odediginfilmlerdeolur, 27 yorum (422 oynatma), Nisan 23, 2012

İstanbul - Büyükada, 2010 Haziran.

İstanbul - Büyükada, 2010 Haziran.

0 yorum, Nisan 23, 2012

İzmir -  2009 Ağustos

İzmir -  2009 Ağustos

1 yorum, Nisan 23, 2012

geçen yaz..

geçen yaz..

0 yorum, Nisan 23, 2012

[Flash 9 is required to listen to audio.]

The Audreys - Small Things

(Kaynak: naneliyesilcay)

Reblogged from yuzdedoksansut, 26 yorum (81 oynatma), Nisan 23, 2012

İstanbul - Kartal, 2012 Nisan.

İstanbul - Kartal, 2012 Nisan.

1 yorum, Nisan 21, 2012

humpty dumpty: Açgözlüyüm evet

daralandakucukbenlik:

Güzel bir şarkı dinlediğimde, güzel bir mekan gördüğümde, güzel bir film izlediğimde, güzel bir kitap okuduğuımda bütün o güzellikleri hatmetmek istiyorum. Mekanın her yerini görmek, şarkıyı kulağıma yapışıncaya kadar, belki yüzlerce kere dinlemek, sürekli film hakkında konuşmak, düşünmek, kitabı…

Reblogged from daralandakucukbenlik, 3 yorum, Nisan 20, 2012

[Flash 9 is required to listen to audio.]

10 Ekim 1929, İstanbul - 20 Nisan 2012, İstanbul

0 yorum (767 oynatma), Nisan 20, 2012

[Flash 9 is required to listen to audio.]

1 yorum (19.292 oynatma), Nisan 17, 2012